Haber Kategorileri
   İlçelere Göre Haberler
   2011 YILIN ENLERİ
   Bucak
   Bucak Mahalle Muhtarları
   BUCAK SON DAKİKA SEÇİM SONUÇLARI
   İletişim
   Künye
   Linkler

  

BUCAK BUCAK

  
  
Çevrimiçi
  
  
“YİTİK DÜNÜN TANIKLARI” VE “TARİHİ İPEK YOLU ÜZERİNDE:Osman OKTAY

İki Şehrengiz, İki Güzel Kitap:

 

“YİTİK DÜNÜN TANIKLARI”  VE  “TARİHİ İPEK YOLU ÜZERİNDE

BİR KENT: BUCAK”   

                                                                                                                   Osman OKTAY

 

             

            Türk Divan Edebiyatı’nda bir şehri, o şehrin güzellerini ve güzelliklerini anlatan ve adına “Şehr-engiz” denen bir manzum türü vardı. “Şehri karıştıran” anlamındaki bu manzum tür giderek nesirle kaleme alınan ve bir şehri anlatan kitaplar için de kullanılır oldu. Dolayısıyla, Hasan Konu ve Osman Oktay ikilisinin daha önce yayınladıkları “Oğuzhan’dan Doğan Şehir Bucak” bu anlamda bir şehrengizdir. Burdur’un Bucak İlçesi o çalışmada ilk defa etraflıca ele alınmıştı

 

            O kitap,  “eli kalem tutanların” çok az olduğu Bucak İlçesi için büyük bir kazançtı ve aynı zamanda belge niteliği taşıyordu. Eskiler, “Marifet iltifata tabidir, iltifat görmeyen meta’ yitiktir” diye güzel bir ifade kullanmışlar. O çalışma için vaatlerde bulunup da yerine getirmeyenler yüzünden bu kardeşlerimin ne sıkıntılar çektiklerini biliyorum. Bir de, zamanın mülki amirinin, Hasan Konu’nun öğretmen kimliğini taşıması kitap hazırlamasına engelmiş gibi, “Adını yazmasaydınız olmaz mıydı?” deyince, arkadaşımızın gösterdiği marifet bir külfet gibi sırtına biniverdi. Aynı zat, TRT için Yörelerimiz Türkülerimiz programının çekimleri için rahmetli Atila İçli ve diğer teknik ekiple birlikte Ankara’dan ilçemize geldiğimizde bize de, “Bucak’ta ne var ki çekim yapacaksınız?” demişti. Oysa olması gereken, mahalli idarecilerin, beldelerini tanıtabilmek için her fırsatı değerlendirmeleridir. Kaldı ki Bucak’ta çekecek pek çok kültürel hazine vardı ve biz bunu biliyorduk. Nitekim dolu dolu bir program yapıldı.

 

            Osman Oktay amcamın oğlu, Hasan Konu da yakın akrabam.. “Oğuzhan’dan Doğan Şehir Bucak” kitabındaki yorgunlukları ve yaşanan bazı olumsuzluklar onları yıldırmadı. O kitap çıktıktan sonra halktan gördüğü ilgi kendilerine bir bilgi ve belge akışını da sağlamıştı. Bu defa resimler toplamaya başladılar. Uzun ince bir yolun sonunda da YİTİK DÜNÜN TANIKLARI’nı yayınladılar. Bu da, resim ağırlıklı bir şehrengiz. Burada herkes, her sülale kendinden bir iz bulabilecek. Şimdi oturduğu yerin daha önce  bağ mı bahçe mi, orman mı olduğunu, Bayram törenlerin nasıl ve nerelerde yapıldığını, siyasilerin, gençlerin geçmişte ne yaptıklarını, nasıl bir çalışma içinde olduklarını, okulların durumunu, şehrin yöneticilerini, kimlerin gelip geçtiğini, kimlerin iz bıraktığını görecek, duyacak. Bu kitaptan sonra da elbet bu iş burada bitmeyecek. “Yahu şu da vardı, bu da vardı…” diyenler belki yeni resimler, yeni bilgiler getirecek.

 

            1946 seçimlerinde Burdur Mebusu olarak seçilen değerli bir kültür ve bilim adamı Dr. Mehmet Şerif Korkut’un da bir şehrengizi var. Korkut, Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Ali Birinci’nin takdimiyle 2006 yılında Ötüken Yayınevi tarafından yeniden yayınlanan “Hayattan Çizgiler Tanıdıklarım” adlı eserinde, 1900’lü yılların başındaki Burdur’u ve Burdurluları anlatıyor. Kitabın 18. sayfasından iki cümle: “Berber ana Aşağı Kale Kapısı’nda, Dağöttüren Yukarı Kale Kapısı’nda otururdu. Burdur’da ne kale var ne de kale yıkıntısı. Buralara neye böyle bir ad konulmuş onu ben de öğrenemedim…” M. Şerif Korkut 1895 yılında doğmuş. Kendisinden önce bu işlere merak sarıp yazan olsaydı bu  “Kale Kapısı” isimlerinin nereden geldiğini elbette öğrenirdi. Ne demişler, “Söz uçar yazı kalır!”  Belge olmayınca her şey unutuluyor ve efsaneye ya da masala dönüşüyor. Yazı gibi resimler de birer belge olduğu için Yitik Dünün Tanıkları büyük önem taşıyor.

 

             Biz çocukluğumuzdan beri hep öyle duyar, öyle biliriz: “Bucak’ın eski adı Oğuzhan’dır!” Ama 1900’lü yılların başlarında ya da biraz daha öncesinde kaleme alınan bir belge olmadığı için orada kalıyoruz. Ama ilk açılan okulun adının Oğuzhan olması, Oğuzhan Mahallesi, Oğuzhan Spor Kulübü, Oğuzhan Camii, çocuklara verilen Oğuzhan isimleri de elbette birer belgedir. Hani, keşke M. Şerif Korkut gibi biri o yıllarda Bucak’ta da yaşasaydı diyorum…

 

            Bu iş böyle uzar gider. İş odur ki, şimdilerde bunları yapan birileri var. Mehmet Çelikdemir isimli müzik öğretmeni arkadaşımız da daha önce “Bucak Türküleri”ni toplayıp kaset ve Cd’ler halinde hizmete sunmuştu. Bunu duyar duymaz kendisini aramış ve 10’ar adet kaset ve Cd alarak Ankara’daki hemşerilerime dağıtmıştım. Hasan Konu’nun yazarlık hayatına atılmasına, kitap yayınlamasına da hasbel kader önayak olmuştum. İnşallah daha nice gencimiz çıkar ve onlara da yardımcı oluruz. Hem imkânı olan kişiler hem de kurumlar olarak bu ve benzeri arkadaşları desteklemeli, emeklerinin karşılığını almalarını mutlaka sağlamalı ve daha güzel eserler, belgeler ortaya çıkarmaları için teşvik etmeliyiz…

 

                         …derken Bucak’la ilgili bir kitap daha geldi: “Tarihi İpek Yolu Üzerinde Bir Kent: Bucak!”

 

İlçenin genç Belediye Başkanı Ramazan Ayaz’ın “Önsöz”ünden anlıyoruz ki bu kitap, “Bucak Belediyesi liderliğinde ve Burdur Belediyeler Birliği ile Krotoszyn Belediyesi (Polonya) ortaklığında yürütülen İşbirliği ve Kardeşlik Köprüsü” isimli AB Hibe Projesi kapsamında hazırlanmış. Türkçe - İngilizce olarak hazırlanan ve enfes helikopter çekimlerinin yanında Bucak Belediyesi Basın Müdürü Alparslan Çatal’ın çektiği fotoğraflarla resimlenen kitap oldukça ilgi çekici. Bu kitabın, benim için sevindirici olan bir yönü de, kırk yıldan beri Ankara’da bulunduğum için ancak soy isimleriyle tanıyabildiğim genç akademisyen hemşerilerimin de imzalarını taşıması. Doç. Dr. Hasan Akça, Doç. Dr.Ahmet Kurunç, Doç. Dr. Mesut Albeni, Yrd. Doç. Dr. Ahmet Hüsrev Eroğlu bu isimler arasında. Tabii, Görsel Yönetmen olarak görev alan Hakan Mahmut Neğiş’i ve öteki emeği geçenleri de unutmuyorum. Yalnız, burada bir parantez açmak zorundayım…

 

Şöyle ki…

 

Yazımın ilk paragrafında sözünü ettiğim “Oğuzhan’dan Doğan Şehir Bucak” kitabını herhalde Bucak’ta bilmeyen yok. O güzel eseri hazırlayan Hasan Konu ve yeğenim Osman Oktay’ın gayretlerini ve çektikleri sıkıntıları da yukarıda anlatmaya çalışmıştım. Oğuzhan’dan Doğan Şehir Bucak’ın baskıdan önceki son incelemesini de yaptığım için rahatlıkla söyleyebilirim ki, özellikle Coğrafî Yapı, Tarih ve Kültür bölümlerinde büyük ölçüde bu eserden faydalanılmış. Oğuzhan’dan Doğan Şehir’de yer alan ve Profesör Dr. Nuri Köstüklü’nün “Milli Mücadele’de Denizli, Burdur ve Isparta Sancakları” kitabından alınan cümleler de yine bu kitaba aktarılmış. Genç Akademisyenlerimiz bu konuda daha dikkatli olabilirlerdi. Kitabın sonunda yer alan “Kaynaklar” bölümünde belirtilmesine rağmen, Bucak Belediyesi bu çalışmayı yaptırırken Hasan Konu’yu mutlaka işin içine almalıydı. Yukarıda ilçemiz için “eli kalem tutanı az” ifadesini kullanmıştım. İşte o az kişileri de böyle darıltırsak yazık olur. Açtığım parantezi burada kapatırken yapılan  “unutkanlığın” ilgililerce mutlaka telafi edilmesi gerektiğini de hatırlatıyorum.

 

                                                           *

 

            Hani, bir zamanlar moda olan il yıllıkları vardı. Kendi ilimizle, ilçemizle ilgili böyle bir çalışma yapmak kısmet olmadı ama, 12 Eylül 1980 Tufanı bir ara beni Ankara’dan Isparta’ya savurduğu sıralarda Isparta İl Yıllığı’nın hazırlanmasında görev almıştım. “Tarihi İpek Yolu Üzerinde Bir Kent: Bucak” eksikliklerine rağmen o kalın, teferruata boğulmuş il yıllıklarından daha sade, daha güzel, daha anlaşılır bir kitapçık olmuş. Geçmişle bağlarımızın giderek koptuğu ve üstüne üstlük iyice koparılmaya çalışıldığı günümüzde Burdur’un bu en büyük ilçesi için elimizde artık birbirini tamamlayan üç güzel eser var: Oğuzhan’dan Doğan Şehir Bucak, Yitik Dünün Tanıkları ve Tarihi İpek Yolu Üzerinde Bir Kent: Bucak! İlk iki eser Hasan Konu ve amcazadem Osman Oktay’ın çalışmaları sonunda ortaya çıkmıştı. Üçüncü eser ise Bucak Belediyesi’nin gayretleriyle şekillendi. Bu yönüyle, resmi bir hüviyetinin olduğunu da söyleyebiliriz. Ayrıca bu kitabın, Bucak adının kaynağı ve eki adı olarak bildiğimiz Oğuzhan hakkındaki tartışmaları da sonlandıracağına inanıyorum. Tarih Bölümü’nde yer alan bu konu ile ilgili satırlar şöyle: “Bucak ilçe merkezi üç dağ arasında kurulmuştur. Yerleşim yerinin bir kısmı ilme bitkisi ile kaplı olduğu için; halk arasında “İlmeli Bucak” adıyla anılmıştır. Bu bölgeye yerleşenler Oğuz Boyu’na mensup olduğu için “Oğuzhan Köyü” olarak da adlandırılmıştır.  İstiklal Savaşı (1919 – 1923) sırasında “Oğuzhan” adıyla bir nahiye teşkilatı kurulmuştur. Cumhuriyet döneminde, 30.05.1926 tarih ve 877 Sayılı Kanun’la bugünkü “Bucak” adını almıştır. 1927 – 1928 yılı Devlet Salnamesi’nde Burdur Vilayeti’ne bağlı Bucak Kazası’nın diğer adı Oğuzhan olarak belirtilmiştir.” Oğuzhan adıyla ilgili belgelerin en önemlilerinden biri de, şimdi artık yerine yenisi yapılmış olan Hacı Ömer Ağa Camii Senedi’dir. Oğuzhan’dan Doğan Şehir Bucak kitabında olduğu gibi bu kitapta da kaynak olarak gösterilen  senette şu ifade yer almaktadır: “Antalya Sancağı Girmiye Kazası Oğuzhan Karyesi.” Kitabın arka kapağının içini süsleyen ve Cumhuriyet Caddesi ile Ahmet Yesevi Caddelerinin birleştiği noktada yer alan Oğuzhan Heykeli de ayrı ve kalıcı bir belge olarak orada durmaktadır.

 

            25 Haziran 1919’da, bölgedeki diğer yerleşim yerleri gibi Bucak da, Mondros Mütarekesi’nin bir sonucu olarak İtalyanlar tarafından işgal edilmişti. Öyle anlaşılıyor ki, milli ruhu ayağa kaldırmak isteyen dedelerimiz ve o zamanki idareciler, 1200’lü yılların başından beri Oğuz yurdu olan ilçemize Oğuzhan adını vererek isabetli davranmışlardır. Çevremizde Kayı, Büğdüz, Ürkütlü, Yüreğil, Alkaya (Alkaevli) köylerinin bulunması da zaten Oğuz Yurdu oluşumuzun kalıcı belgeleridir. Bir zamanlar, Oğuzhan Artukoğlu adını taşıyan Burdur Milletvekili, Bucak isminin Oğuzhan olarak değiştirilmesi için TBMM’ne önerge vermişti de, “Milletvekili ilçeye kendi adını verdiriyor” diye alay etmişlerdi. O gayret sonuçsuz kaldı ve unutuldu ama ortada hiçbir sebep yokken Kayı Köyü’nün isminin daha sonra “Demirli” olarak değiştirilmesi hangi mantığın eseriydi, bilemiyorum. Doğuda, Güneydoğu’da oynanmak istenen oyunlar malum. Bizler kendi özel, güzel ve anlamlı, tarihi dayanağı olan yer isimlerimizi değiştirirsek oynanmak istenen oyunun birer parçası olmaz mıyız?

 

            Yazıyı daha fazla uzatmaya gerek yok: Tebrikler Hasan, tebrikler Osman, tebrikler Bucak Belediye Başkanlığı, tebrikler kitaba emeği geçen genç akademisyen arkadaşlar ve ruhunuz şad olsun yitik dünün tanıkları…

  

Okunma : 4296 | Eklenme Tarihi : 14 Şubat 2010 23:42 |
Facebook ta paylaş
    Yorumlar
zeynep / 15 Temmuz 2010 12:03   
merhaba,yitik dünün tanıkları kitabını nerden temin edebilirim.yayınevlerini araştırdım ve bu kitabı bulamadım. çıkan kitap numinelik değilse yayın evini ve şatış noktalarını mail olarak atarsanız çok sevinirim. iyi günler

oğuzhan / 28 Şubat 2010 13:16   
ankara da bulunan araştırmacı yazar osman oktay a teşekkürler.evet 40 yıl ankarada kalmış ama ekmeğini yediği memleketini hiç unutmamış.teşekkürler

Ümit Hüseyin Dumrul / 18 Şubat 2010 23:35   
Ben de sn osman oktayın yaptığı tespitleri yaptım.daha önce bucaktaki gazetelere mesaj attım.Aynen şunları söyledim: adam yani hasan konu tek başına emek çekmiş araştırmış "Oğuzhandan Doğan Şehir: Bucak" denen bir kitap yazmış.kendilerine doçent sanını alan bazı kişiler "Oğuzhandan Doğan Şehir: Bucak" kitabının bazı bölümlerini ve resimlerini aynen kopyelemişler.Birde ikinci sayfaya telif hakkının kendilerine ait olduğunu yazmışlar. Bu bir haksızlık.emek veren başkası nemalanan başkaları olmuş.bucakta iki tane karacaören barajı bir tane de kargı barajı var demişler.bu adamlar demekki bu barajları hiç görmemişler.bucakta hiç araştırma yapmadan hiç bir yeri görmeden oturmuş masanın başında kopyeleyerek kitap yazmışlar.barajları görselerdi aksunun üstünde iki baraj olduğunu görürlerdi üç tane değilde iki tane baraj var derlerdi..Ben aynen böyle yazdım.Ama yerel gazetelerden hiç ses çıkmadıbana cevap bile yazmadılar. sn süleyman uysalın dediklerine katılıyorum,bucak için bir şey yapanlara teşekkürler.ama sn osman oktayın dediklerine de hak veriyorum.doçentler yaptıklarından dolayı acaba hasan konunun gönlünü aldılarmı? vallahi çok merak ediyorum.doçentler keşke kendi emekleriyle bir kitap yazsalar daha iyi olurdu.veya öbür kitabın yazarı hasan konuyu da işin içine katsalardı daha güzel bir kitap çıkardı.onun için "Oğuzhandan Doğan Şehir: Bucak" kitabını gördüyse sn süleyman uysalın yeni kitabı görmek için sabırsızlanmasına hiç gerek yok.görsede olur,görmesedeolur

süleyman uysal / 14 Şubat 2010 23:00   
Sevgili Osman Oktay ı zekle bir solukta okuduğum yazısı ve yazı içerisindeki tespitlerinden dolayı tebrik ediyorum.Her ne kadar Tarihi ipek yolu üzerinde bir kent BUCAK kitabını Bucakta yaşayan birisi olarak görmesem de lansmanının yapılıp yapılmadığını bilmesem de Bucak için, güzel ilçemiz için birşey yapan kim olursa olsun kendilerine şükranlarımı sunarım.Bunun Öncüsü olan Hasan Konu hocama ayrıca şükranlarımı sunuyorum.Kitabı incelemek için sabırsızlanıyorum.

MEHMET CALISKAN / 14 Şubat 2010 20:05   
SITENIZE HEMEN HEMEN HERGUN BAKIYORUM.UZAKLARDA OLDUGUM ICIN MEMLEKETIMI COK OZLUYORUM.OSMAN OKTAY ABININ LISE YILLARINI HATIRLARIM.GUZEL BIR CALISMA OLDUGUNA INANIYORUM.SOZ KONUSU KITAPLARI NASIL TEMIN EDEBILIRIM ACABA YARDIMCI OLURSANIZ SEVINIRIM.TESEKKURLER

    Sizde Yorum Yazın
Adınız:
Email Adresiniz:
Yorumunuz  
   * Yorum Göndermek İçin Üye Girişi Yapmanız Gerekmektedir.
*Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini üyelerimize önemle hatırlatırız!
 
 
Osman OKTAY
KIRIM BİZİM İÇİN NEDEN ÖNEMLİ?..
MİSAFİR YAZAR
MAKEDONYA’DA CAMİ İMAMININ YAPTIKLARI..
SIRADIŞI ABDURRAHMAN TAŞ
HAYDİ ÇOCUKLAR SIRAYA..
[ tümü ]  

BUCAK CUMHURİYET CADDESİ YAZ AYLARINDA AKŞAMLARI ARAÇ TRAFİĞİNE KAPATILSIN MI
ARAÇ TRAFİĞİNE KAPATILSIN
ARAÇ TRAFİĞİNE KAPATILMASIN
Bu ankete 4076 kişi katıldı.

Sonuçlar

Diğer Anketler
 


21 Ekim 2014

DAMAR ECZANESİ

 

[ tümü ]  
 
 Sezai Akın vefat Bucak Karaaliler Antalya
 Ayşeli Süngü vefat Bucak 19 Ekim 2014
  Ramazan Alver vefat Bucak 17 Ekim 2014
 Hilmi Günay vefat Bucak 15 Ekim 2014
 Mehmet Yıldız vefat Bucak Demirli 14 Ekim 2014
[ tümü ]  
  

Ana Sayfam YapSık Kullanılanlara Ekle

  

   
    Haber Kategorileri:     Güncel | Politika | Ekonomi | Belediye | Eğitim | Spor | Kültür & Sanat | Sağlık | Teknoloji
   Hizmetler:     Siteye Reklam | Gazeteye Reklam | Gazete Zayi İlanı |
   Bize Ulaşın:    Tel: 0 (248) 325 2929 - 0(248) 325 9129 | Gsm: 0 (535) 501 6343
   E-mail:    ibrahimnanecioglu@hotmail.com | osmannanecioglu15@gmail.com
   NNC MEDYA GRUBU:    Gündem Gazetesi |rehberbucak.com | haberburdur.com | nncmedya.com |

Haberler Son Dakika Haberleri Haber Siteleri Bucak Haber | Bucak Firma | Bucak Rehber | Bucak İlan | Trafik Kazası | NNC Haber | NNC Medya